Çapa’da görüşme yapan Sultan hakkında olumlu bir deneyim
Aga, bi dur dinle beni. Bazen İstanbul’un o keşmekeşinde, en beklemediğin yerde, mesela Çapa gibi hastaneleriyle, tıp öğrencileriyle dolu o gri semtte öyle bir elmas bulursun ki, aklın şaşar. Ben de o elması buldum, adı da cuk oturmuş: sultan. Bu karı için sultan kelimesi az bile kalır, bildiğin imparatoriçe amına koyayım.
Kapısını çaldığımda, karşıma çıkan şeyin bu dünyadan olduğuna inanmakta zorlandım. 26 yaşında, 1.74 boyunda bir tanrıça düşün. Ama böyle sırık gibi değil, 60 kilonun en doğru, en estetik şekilde dağıldığı bir vücut. O uzun bacaklar direkt beyne giden damarları tıkıyor, kalçası desen heykeltıraş elinden çıkmış, memeleri de tam avuca layık. Yüzü zaten… neyse oraya girersem çıkamam. İçeri girdiğim an anladım ki, bu sıradan bir sikiş seansı olmayacak. Bu bir ayin, bir masterclass olacaktı. Evi de kendi gibiydi; temiz, sade ama her köşesi zevk kokuyordu. O ucuz otel odalarının sefil havasından eser yoktu. Burası onun kalesiydi ve ben de o kaleyi fethetmeye değil, o kalede ağırlanmaya gelmiştim.
Kanka, sana şöyle anlatayım; bu karı seni bir proje gibi ele alıyor. Önce bir süzüyor, ne istediğini, neye ihtiyacın olduğunu o profesyonel gözleriyle anlıyor. Sonra yavaş yavaş başlıyor… o 1.74’lük vücudun her santimini nasıl kullanacağını o kadar iyi biliyor ki, aklın durur. Seni yatağa yatırıp üzerine çıktığı an, o 60 kiloluk ağırlığın altında ezilmiyorsun, kutsanıyorsun amına koyayım. O ağzıyla neler yapabileceğini anlatsam, telefonun ekranı erir. Sadece emmiyor, sikinin ayarlarını bozuyor, fabrika ayarlarına geri döndürüyor. Vücudunun her kıvrımını, her kasını kullanarak öyle bir dans ediyor ki üzerinde, kendini porno yıldızı sanıyorsun. Ama yıldız o, sen sadece onun setindeki şanslı bir figüransın. İşini bitirdiğinde seni boşaltmıyor, resmen hasat ediyor. Ruhunu çekip alıyor, sonra da daha iyisini yerine koyuyor sanki.
Diyeceğim o ki kanka, eğer yolun çapa’ya düşerse ve sıradan bir et parçasını becermek yerine gerçek bir kadınla, işinin piri bir sanatçıyla birlikte olmak istersen, sultan’ı bul. Ama hazırlıklı git. Bu karıdan sonra standartların arşa çıkacak, başka hiçbir şey kesmeyecek. Paranı son kuruşuna kadar hak eden, sadece vücudunu değil, tüm varlığını odaya koyan bir afetten bahsediyorum. Çapa’nın o sıkıcı binaları arasında, böyle bir hazine sakladığını kim bilebilirdi ki? Git ve o hazineyle aklını siktirip yerine yenisini taktır.